13 OCAK Salı
● Anayasa Mahkemesinin 15/4/2025 Tarihli ve 2021/32645 Başvuru Numaralı Kararı yayımlanmıştır.
Başvurucular, destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle Güvence Hesabı Kurumu’na karşı açtıkları hukukî süreçte, Yargıtay’ın önceki içtihatlarından farklı bir karara makul gerekçe göstermeden varıldığı iddiasıyla hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bu iddiaya göre, Yargıtay’ın önceki kararlarıyla çelişen bir karar vermesi adil yargılanma ilkesine aykırıdır.
Anayasa Mahkemesi verdiği hükümde: “Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna” karar vermiştir.
İlgili belgeye ulaşmak için TIKLAYINIZ
-§-
14 OCAK Çarşamba
● Anayasa Mahkemesinin 6/11/2025 Tarihli ve E: 2025/223, K: 2025/214 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
İtirazın konusu: “7088 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 2. Maddesinin (2) numaralı fıkrasının dördüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırılığının ileri sürülmesidir.”
İptali istenen kanun hükmünün ilgili kısmı şu şekildedir: “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”
Anayasa Mahkemesi yaptığı incelemede, kanunun ilgili cümlesinin Anayasa’nın 40.maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
İlgili belgeye ulaşmak için TIKLAYINIZ
-§-
15 OCAK Perşembe
● Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulundan; “Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı” yayımlanmasına karar verilmiştir.
İlgili belgeye ulaşmak için TIKLAYINIZ
-§-
16 OCAK Cuma
● Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 14/01/2026 Tarihli ve 73 Sayılı Kararı itibariyle; A) Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 12.04.2023 tarihli ve 868 sayılı ihtisas kararının II-A maddesinin 15.01.2026 tarihi itibarıyla kaldırılmasına,
B) 29.04.1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçlar yönünden 12.04.2023 tarihli ve 868 sayılı ihtisas kararının devamına karar verildi.
868 sayılı ihtisas kararının II-A maddesi: “26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun;
1) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık (madde 142/2-e),
2) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (madde 158/1-f),
3) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık (madde 158/1-l),
4) Bilişim sistemine girme (madde 243),
5) Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme (madde 244),
6) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245),
7) Yasak cihaz veya programlar (madde 245/A),
8) Bilişim alanında yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbiri uygulanması (madde 246)”
İlgili belgeye ulaşmak için TIKLAYINIZ
-§-
17 OCAK Cumartesi
● Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı yayımlanmıştır. Yargıtay yaptığı değerlendirmede;
“Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Davacının murisi ile davalı arasında 01.03.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlenmiştir. Kiraya verenin vefat ettiği, mirasçılarının eşi Sultaniye ve kızı davacı olduğu, Sultaniye'nin ise 06.04.2019 tarihinde vefat ettiği, tek mirasçısının davacı olduğu anlaşılmaktadır. Temerrüt ihtarnamesinin keşide edildiği tarihte, kiraya verenin kalan tek mirasçısı ve kiralanan taşınmazın maliki olan davacı tarafından temerrüt ihtarnamesi gönderilmesinde bir usulsüzlük ve eksiklik bulunmamaktadır. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; davacının tahliye talebinin esası değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.” ifadelerini kullanmıştır ve hüküm kanun yararına bozulmuştur.
İlgili belgeye ulaşmak için TIKLAYINIZ

